Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TAŞLICA’DA BİNLERCE YILLIK HAFIZA UZUN SOFRADA BULUŞTU

Phoenix’in arkeolojik mirası, Taşlıca’nın yaşayan köy kültürü, yerel üretim ve gastronomi; sürdürülebilir bir turizm modeli için aynı sofrada bir araya geldi.

Phoenix’in arkeolojik mirası, Taşlıca’nın yaşayan köy kültürü, yerel üretim ve

Marmaris’in kültürel ve gastronomik mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla uzun yıllardır çalışmalar yürüten Baysal ailesi ve Kapurcuk, bu kez Taşlıca’nın binlerce yıllık geçmişini yaşayan köy kültürüyle buluşturan özel bir projeye imza attı. Kapurcuk Kültür ve Gastronomi Akademisi, Phoenix Projesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin iş birliğiyle, Phoenix arkeolojik araştırmalarının ortaya çıkardığı tarihsel birikimden ve Taşlıca’nın yaşayan kültüründen hareketle gerçekleştirilen “Karia’dan Yörüğe – Phoenix’ten Taşlıca’ya Bir Coğrafyanın Lezzet Hafızası”, 19 Eylül’de Taşlıca’da düzenlendi. Etkinlik, yalnızca özel bir gastronomi gecesi olarak değil; arkeolojik miras, yaşayan köy kültürü, yerel üretim ve gastronominin bir araya gelmesiyle Taşlıca’da geliştirilebilecek sürdürülebilir turizm modelinin örnek uygulamalarından biri olarak tasarlandı. Gecenin sofra deneyimine Güral Porselen tabak sponsoru olarak katkı sağladı. Etkinlik için hazırlanan gastronomik sunumlar Güral Porselen ürünleriyle misafirlere sunuldu.

BİR GECELİK ETKİNLİKTEN FAZLASI: TAŞLICA İÇİN BİR MODEL

Projenin temelinde, kültürel mirasın korunmasının yalnızca geçmişi kayıt altına almakla sınırlı olmadığı; mirasın yaşadığı coğrafya, yerel halk ve üretim sistemiyle birlikte geleceğe taşınması gerektiği düşüncesi yer aldı. Bu doğrultuda uzun sofra deneyimi; Phoenix arkeolojik alanı, Taşlıca’nın köy yaşamı, yerel üreticileri ve gastronomisini aynı ziyaretçi deneyiminin parçaları haline getiren bütüncül bir destinasyon modelinin örnek uygulaması olarak gerçekleştirildi. Misafirler Phoenix arkeolojik alanını ziyaret ederek coğrafyanın binlerce yıllık geçmişini yerinde dinledi. Ardından Taşlıca’nın yaşayan köy dokusu içerisinde kurulan uzun sofrada, bölgenin ürünlerinden ve gastronomik hafızasından hareketle hazırlanan özel menüyü deneyimledi. Bu model ile Taşlıca’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin Phoenix’i gezmesi, köy yaşamını deneyimlemesi, yerel üreticiler ve ürünlerle tanışması ve günün sonunda bu coğrafyanın hikâyesinden beslenen bir sofrada ağırlanmasının ilk örnek uygulaması gerçekleşti. Bu deneyim yakın gelecekte uygulanmaya başlanıyor.  Amaç, ziyaretçi sayısını artırmanın ötesinde; köyün özgün dokusunun korunmasına, yerel üretimin güçlenmesine, köy içerisinde ekonomik değer yaratılmasına ve kültürel mirasın yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayabilecek sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturmak.

TAŞLICALI ÜRETİCİLER PROJENİN DOĞRUDAN PARÇASI OLDU

Etkinliğin en önemli ayaklarından birini Taşlıca’daki yerel üreticilerle gerçekleştirilen çalışmalar oluşturdu. Hazırlık sürecinde köy üreticileriyle birlikte çalışılarak yerel ürünlerin etkinlik ve gastronomi deneyimine dahil edilmesine önem verildi. Böylece yerel ürünler yalnızca menünün hammaddesi olarak değil, Taşlıca’da sürdürülebilir bir ekonomik ve kültürel yapının önemli unsurlarından biri olarak ele alındı. Uzun sofra bu yönüyle dışarıdan köye taşınan bağımsız bir organizasyon olarak değil; mümkün olduğunca köyün üretimi, insanı, tarihi, gastronomisi ve gündelik yaşamıyla bütünleşen bir deneyim olarak kurgulandı.

 BAYSAL AİLESİNİN MARMARİS’TE BAŞLAYAN KÜLTÜREL MİRAS YOLCULUĞU

Taşlıca’da hayata geçirilen projenin arkasında, Baysal ailesinin ve Kapurcuk’un Marmaris’in kültürel ve gastronomik değerlerini korumaya yönelik uzun yıllardır sürdürdüğü çalışmalar bulunuyor. Baysal Grup ve Kapurcuk Kurucusu Mehmet Baysal öncülüğünde başlayan çalışmalar; Marmaris’in yerel kültürünün, geleneksel üretiminin, kaybolan mesleklerinin ve gastronomik hafızasının araştırılması ve kayıt altına alınmasından zaman içerisinde çok daha geniş bir yapıya dönüştü. Kapurcuk bugün araştırmayı, kültürel mirası, yerel üretimi, gastronomiyi ve eğitimi birbirine bağlayan bütüncül bir yapı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bu yapının eğitim ayağını oluşturan Kapurcuk Kültür ve Gastronomi Akademisi, kültürel mirasın yalnızca anlatılmasını değil; üretim, uygulama ve eğitim yoluyla yaşayan bir değere dönüştürülmesi için çalışıyor. Taşlıca’daki uzun sofra da bu yaklaşımın sahadaki uygulamalarından biri olarak hayata geçirildi.

AKADEMİ VE ÜNİVERSİTE AYNI MUTFAKTA BULUŞTU

Etkinliğin gastronomi hazırlıkları, Kapurcuk Akademi önderliğinde İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencilerinin ortak çalışmasıyla gerçekleştirildi. Üniversiteden gelen öğrenciler ve akademik ekip, etkinlik öncesinde Kapurcuk Akademi mutfağında Akademi şefleriyle birlikte çalışarak hazırlık sürecine katıldı. Ardından ekipler Taşlıca’ya geçerek etkinlik günündeki mutfak ve servis operasyonunu birlikte sürdürdü. Bu çalışma, üniversite eğitimi ile profesyonel uygulama alanının bir araya gelmesinin yanı sıra öğrencilerin yerel ürün, kültürel miras ve gastronomi arasındaki ilişkiyi sahada deneyimlemelerine de olanak sağladı. Etkinlik sürecinin Kapurcuk tarafındaki çalışmalarında Kapurcuk Yöneticisi Av. S. Ece Baysal, Kapurcuk Akademi Müdürü Eylem Miray Apak, Kapurcuk Akademi Baş Eğitmeni Şef Gökhan Çılak ve Kapurcuk Akademi Pazarlama ve Tasarım Direktörü Naz Baysal görev aldı.

 PHOENIX’İN GEÇMİŞİ İLE TAŞLICA’NIN BUGÜNÜ BULUŞTU

Etkinlik kapsamında Phoenix Projesi Kazı Başkanı Asil Yaman, misafirlere Phoenix arkeolojik alanını ve bölgede sürdürülen çalışmaları anlattı. Arkeolojik araştırmalar sayesinde yeniden görünür hale gelen geçmiş ile bugünkü Taşlıca yaşamının birbirinden bağımsız iki unsur değil, aynı coğrafyanın devam eden hikâyesinin parçaları olduğuna dikkat çekildi. Programın misafir konuşmacısı TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Koralı ise sürdürülebilir turizmin özellikle kırsal kalkınma açısından taşıdığı potansiyeli ele aldı. Köylerin kendi kimliklerini, yaşam biçimlerini ve üretim yapılarını korurken nitelikli turizm destinasyonlarına dönüşebilmesinin önemi gecenin temel başlıklarından biri oldu.

KAMU, TURİZM SEKTÖRÜ, AKADEMİ VE KÖY HALKI AYNI SOFRADA

Etkinliğe Muğla Vali Yardımcısı Murat Sarı, GETOB Başkanı Cengiz Aygün, Marmaris Ticaret Odası Başkanı S. Mutlu Ayhan, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ve Taşlıca Köyü Muhtarı Menderes Altıntaş ile turizm ve gastronomi sektöründen davetliler, akademisyenler ve Taşlıca halkı katıldı. Kamu, üniversite, turizm ve gastronomi sektörü, yerel halk ve üreticilerin aynı sofrada bir araya gelmesi, etkinliğin savunduğu ortak üretim ve sürdürülebilir destinasyon yaklaşımının da doğrudan bir karşılığı oldu.

“BU SOFRA BİR SONUÇ DEĞİL, BİR BAŞLANGIÇ”

Kapurcuk açısından Taşlıca’da gerçekleştirilen uzun sofra deneyiminin temel hedeflerinden biri, kültür ve gastronomi turizminin kırsal alanlarda nasıl somut ve sürdürülebilir bir değere dönüştürülebileceğini uygulamalı olarak göstermek oldu. Phoenix’in ortaya çıkardığı arkeolojik mirasın; Taşlıca’nın yaşayan kültürü, köy üreticileri, gastronomi, eğitim ve nitelikli turizm yaklaşımıyla birlikte ele alınmasıyla köyü değiştirmeden, köyün sahip olduğu değerlerden güç alan bir destinasyon modeli oluşturulabileceği ortaya kondu. Bu yönüyle “Karia’dan Yörüğe” uzun sofrası yalnızca bir akşam yemeği değil; Taşlıca’da gelecekte yerli ve yabancı ziyaretçilere sunulabilecek kültür ve gastronomi odaklı deneyimlerin ilk uygulamalarından biri olarak değerlendirildi. Gecenin yaklaşımını özetleyen mesaj ise aynı zamanda projenin gelecek hedefini ortaya koydu: “Bu uzun sofrayı bir sonuç olarak değil, Taşlıca’da başlayabilecek çok daha uzun bir hikâyenin ilk sofralarından biri olarak görüyoruz.” Bu revizyonda özellikle ilk dört paragrafı basının haberi keserek kullanması ihtimaline göre düzenledim. Haber kuruluşu metnin yalnızca giriş kısmını kullansa dahi Baysal ailesi, Kapurcuk, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Taşlıca/Phoenix, sürdürülebilir turizm amacı ve Güral Porselen sponsorluğu ilk bölümde görünür durumda.