“DELEGELER BASKI ALTINDA, ADAYLIKTAN ÇEKİLİYORUM!”
Eylül ayında yapılan tüzük değişikliğiyle getirilen yüzde 10 delege imzası şartının mevcut yönetim tarafından baskı aracına dönüştürüldüğünü iddia eden Arslan, delegelerin özgür iradeleriyle hareket edemediklerini savundu. Yaklaşık bir buçuk yıldır seçim çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Arslan, “Delegelerimizi baskı altında bırakmamak ve sendikamızın birliğine zarar vermemek adına adaylıktan çekiliyorum. Ancak bu haksızlığa ve sendikal demokrasinin zedelenmesine sessiz kalmayacağız” dedi.
Eğitim-Bir-Sen Muğla Şubesi’nde genel kurul öncesinde yaşanan gelişmeler, sendika içi demokrasi, delege iradesi ve adaylık şartlarına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
25 Ekim Pazar günü saat 10.30’da Muğla Öğretmenevi’nde gerçekleştirilecek 8. Olağan Genel Kurul öncesinde şube başkanlığına adaylığını açıklayan Ali Arslan, seçim sürecinde yaşandığını öne sürdüğü baskılar nedeniyle adaylıktan çekilme kararı aldığını duyurdu.
Arslan, özellikle eylül ayında gerçekleştirilen tüzük değişikliğiyle adaylık için getirilen delege sayısının yüzde 10’u oranında imza toplama şartının Muğla’daki seçim sürecini olumsuz etkilediğini ileri sürdü.
“BİR BUÇUK YILDIR SAHADAYIZ, DELEGELERİMİZE TEK TEK ULAŞTIK”
Seçim çalışmalarına yaklaşık bir buçuk yıl önce başladıklarını belirten Ali Arslan, bu süreçte Muğla’nın ilçelerini kendi imkânlarıyla dolaşarak sendika üyeleri ve delegelerle birebir görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Sendikanın geleceğine yönelik düşüncelerini, projelerini ve yönetim anlayışlarını delegelerle paylaştıklarını ifade eden Arslan, çalışmalar boyunca önemli destek gördüklerini dile getirdi.
Arslan, “Yaklaşık bir buçuk yıldır sahadayız. İlçe ilçe dolaştık, delegelerimizle görüştük, onların sorunlarını dinledik. Kendi imkânlarımızla yürüttüğümüz bu süreçte çok sayıda delegemizin desteğini aldık. Ancak seçimlere kısa süre kala değişen şartlar, demokratik yarışın önüne ciddi engeller çıkardı” ifadelerini kullandı.
“YÜZDE 10 İMZA ŞARTI BASKI ARACINA DÖNÜŞTÜ”
Eylül ayında gerçekleştirilen tüzük değişikliğiyle şube başkanlığına aday olabilmek için delegelerin yüzde 10’unun imzasının zorunlu hale getirildiğini belirten Arslan, bu düzenlemenin Muğla’daki uygulamasına tepki gösterdi.
Daha önce delegelerin sandıkta ortaya koyacakları iradenin artık adaylık aşamasında imzaya bağlandığını savunan Arslan, söz konusu şartın mevcut yönetimin delegeler üzerindeki etkisini artırdığını iddia etti.
Arslan, “Delegemizin sandıkta vereceği destek, artık adaylık için imza verme aşamasına taşındı. Ancak delegelerimiz üzerinde oluşan baskı nedeniyle insanlar özgür iradeleriyle hareket etmekte zorlanıyor. Mevcut il yönetiminin baskısı karşısında delegelerimiz güç durumda bırakılıyor” dedi.
Aday olma hakkının demokratik bir sendikal yarışın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Arslan, getirilen imza şartının baskı iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“BİZ KENDİ İMKÂNLARIMIZLA, ONLAR SENDİKANIN İMKÂNLARIYLA”
Seçim sürecinde adaylar arasında eşit imkânların bulunmadığını da öne süren Arslan, mevcut yönetimin sendikal imkânlardan yararlanırken kendilerinin tamamen kişisel çabalarıyla delegelere ulaşmaya çalıştığını ifade etti.
Muğla’nın geniş coğrafyasında ilçeleri tek tek ziyaret ettiklerini anlatan Arslan, bu durumun seçim yarışındaki eşitsizliği daha da belirgin hale getirdiğini savundu.
“Biz delegelerimize kendi imkânlarımızla ulaştık. İlçe ilçe dolaşarak destek istedik. Mevcut yönetim ise sendikanın imkânlarıyla delegelere ulaşabiliyor. Bunun yanında delegelerimizin baskı altında bırakılması, yalnızca seçim yarışını değil, seçilme hakkımızı da etkiliyor. Bu şartlarda adil bir seçim ortamından söz etmek mümkün değil” diyen Arslan, yaşananlara sessiz kalmayacaklarını belirtti.
“DELEGELERİMİZİ ZOR DURUMDA BIRAKMAK İSTEMİYORUZ”
Adaylıktan çekilme kararının en önemli nedenlerinden birinin kendilerine destek veren delegelerin baskı altında kalmasını önlemek olduğunu ifade eden Arslan, seçim sürecinin sendika üyeleri arasında kırgınlıklara neden olmasını istemediklerini söyledi.
Kendilerine destek veren delegelerin herhangi bir dışlanma veya olumsuzluk endişesi yaşamaması gerektiğini vurgulayan Arslan, kişisel hedeflerin sendikal birlik ve beraberliğin önüne geçmemesi gerektiğini dile getirdi.
Arslan, “Delegelerimizi zor durumda bırakmamak adına bu kararı aldık. Ancak bu, yaşanan haksızlıkları kabul ettiğimiz anlamına gelmiyor. Sendikal demokrasinin zarar görmesine, özgür iradenin baskı altında kalmasına ve adaylık hakkının fiilen sınırlandırılmasına sessiz kalamayız” ifadelerini kullandı.
“BİZİM MÜCADELEMİZ KOLTUK MÜCADELESİ DEĞİL”
Adaylıktan çekilme kararının ardından yazılı bir basın açıklaması da yayımlayan Ali Arslan, sendikacılığın temelinde adalet, kardeşlik, demokratik katılım ve özgür iradenin bulunduğunu hatırlattı.
Eğitim-Bir-Sen’in kurucu genel başkanı merhum Mehmet Akif İnan’ın fikrî mirasına dikkat çeken Arslan, makam ve görevlerin geçici, ilkelerin ise kalıcı olduğunu vurguladı.
Arslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sendikacılığın özünde özgür irade, demokratik katılım, adalet ve kardeşlik vardır. Delege adaylarının ve delegelerimizin herhangi bir baskı, yönlendirme veya dışlanma endişesi taşımadan özgürce hareket edebilmesi, sendikal demokrasinin vazgeçilmez şartıdır.”
Sendikanın yıllar içerisinde büyük emeklerle oluşturulan teşkilat yapısının seçim tartışmaları nedeniyle zarar görmesini istemediklerini belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim mücadelemiz bir koltuk kazanma mücadelesi değil; adaleti, özgür iradeyi ve Mehmet Akif İnan’ın değerlerini yaşatma mücadelesidir.”
“BU KARAR BİR VAZGEÇİŞ DEĞİL, İLKELİ BİR DURUŞTUR”
Adaylıktan çekilme kararını kişisel bir geri adım olarak değerlendirmediğini ifade eden Arslan, bu kararın sendikanın geleceği ve delegelerin birlikteliği adına alındığını söyledi.
Arslan, basın açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:
“Yaşanan süreçte ortaya çıkan baskı iddialarının ve oluşan kırgınlıkların sendikamızın birlik ve beraberliğine zarar vermesini istemiyoruz. Yılların emeğiyle büyüyen teşkilatımızın ayrışmalara sürüklenmesi, üyelerimiz arasındaki kardeşlik hukukunun zedelenmesi ve sendikal mücadelemizin kişisel tartışmaların gölgesinde kalması kabul edebileceğimiz bir durum değildir.”
Arslan, adaylıktan çekilme kararını ise şu sözlerle kamuoyuna duyurdu:
“Bu anlayışla, sendikamızın daha fazla yıpranmaması, delegelerimiz arasındaki birlik ve beraberliğin korunması ve kurumsal bütünlüğümüzün zarar görmemesi adına Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanlığı yarışından çekilme kararı almış bulunuyorum.”
“MAKAMLAR GEÇİCİ, İLKELER KALICIDIR”
Açıklamasında sendikal mücadelenin yalnızca seçim kazanmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Arslan, kararının arkasında durduğunu belirtti.
“Bu karar bir vazgeçiş değil, inandığımız değerlerden ödün vermeden sorumluluk alma iradesidir. Çünkü makamlar geçici, ilkeler kalıcıdır; seçimler sona erer, kardeşlik hukuku devam eder” diyen Arslan, kendisine destek veren tüm delegelere ve sendika üyelerine teşekkür etti.
Sendikanın bundan sonraki süreçte daha demokratik, katılımcı ve özgür iradeyi esas alan bir anlayışla yoluna devam etmesini temenni ettiğini belirten Arslan, Mehmet Akif İnan’ın emanetine sahip çıkmanın gerektiğinde kişisel hedeflerden vazgeçmeyi de içerdiğini söyledi.
GÖZLER 25 EKİM’DEKİ GENEL KURULDA
Ali Arslan’ın genel kurula bir gün kala adaylıktan çekildiğini açıklaması, Eğitim-Bir-Sen Muğla Şubesi’ndeki seçim sürecine ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı.
Arslan’ın özellikle delege imzaları, adaylık şartları ve mevcut yönetimin sendikal imkânları kullanmasına ilişkin iddiaları, genel kurul öncesinde yanıt bekleyen konular arasında yer aldı.
25 Ekim Pazar günü Muğla Öğretmenevi’nde yapılacak 8. Olağan Genel Kurul’da yeni dönem şube yönetiminin belirlenmesi beklenirken, Arslan’ın açıklamalarının ardından gözler mevcut şube yönetiminin vereceği olası yanıta çevrildi.
